ÇEVRE Mühendisi ve Mühendisliği Nedir?
Ekşi,itü sözlük v.b. sözlüklerden alıntılar,lütfen ciddiye almayınız!

gelecek vaadettiği söylentileriyle yurdum gençlerini kandırıp fakültelerde okutulan, aslında en önemli meslek dallarından birisi olan ve fakat ülkemizdeki bilinçsiz kafalar sayesinde hala gereken değeri kazanamamış, okuyanlar ve mesleği yapanların "küresel ısınma da etkisini göstermeye başladı on sene soora soracam ben size!!ehehehe!!" şeklinde söylemlerde bulunduğu, hava, su ve toprakla ilgili her türlü kirliliği önlemek, azaltmak veya tamamen yok etmek için özveriyle çalışan, fakat daha çok içme ve atık su arıtımıyla bilinen güzide meslek dalı...

 

8 sene önceki meslekler rehberinde gelecekte parlayacak mühendislik yaziyordu gecenlerde bi gazetenin verdiği benzer bi rehberde gene gelecekte süper parlayacak meslek yazıyordu merakla bekliyoruz o günü


ülkemizin onemli mesleklerinden biri. mezun olunca issiz kalsanizda

aslen isi nehirden gölden temiz su alip aritip* yerlesim birimlerine dagitmak, sehirlerin kanalizasyonunu toplayip aritarak* akar suya desarj etmek, kati atiklardan kurtulunmasini saglamak (bkz: kati atik depolama tesisi) (bkz: yakma) (bkz: recycling), fabrika bacalarina filtre takilmasi icin kampanya yapmak ve sokaklara tukurmeyelim yazilari yazip saga sola asmak olan muhendislik

bazı üniversitelerde (bkz: kocaeli üniversitesi) kimya ağırlıklı, bazılarında (bkz: yıldız teknik üniversitesi) inşaat ağırlıklı derslerin okutulduğu mühendislik.

kizlarin ragbet ettigi bir muhendislik dali olarak da ozetlenebilir. erkek nufusun di$i nufusa orani oldukca du$uktur, makine muhendisligi erkekler icin neyse bu da kizlarimiz icin odur.

peyzaj mimarlığı ile karıştırılan mühendislik

meslek tanıtım kılavuzlarında geleceği parlak meslek olarak tanıtılsada mezunlarının iş bulma olanakları kısıtlıdır

master başvurusu için bir bölüm profesöründen* referans mektubu almaya gittiğimde hocanın itü, fakülte, bölüm, dekan, meslek, politika, türkiye şeklinde uzayıp giden rutin eleştirilerinden sonra "boğaziçi üniversitesine kızıyoruz ama adamlar hakkaten de doğru yapmışlar ya, biz demek ki ülke olarak çevre mühendisliği lisans programına henüz hazır değilmişiz, sadece yüksek lisans programı olsa yetermiş" yorumuyla beşbuçuk yıllık üniversite eğitimim yerden yere çalındıktan sonra güzelim sarı diplomasından soğuduğum mühendislik alanı, mesleğim ama işim değil.
(bkz: bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır)

bulunabilecek en kolay mühendislik dalı olmakla birlikte, kimya, biokimya ve inşaat alanlarını da kapsamasıyla monotonluktan çok uzak bir bölümdür

uzun süre bu kisiler ne yaparlar diye dolanip durdugum, hala da aklimda somut birseyin olmadigi mühendislik dali

cevre muhendisligi dendiginde genelde meslek ile alakali olmayan seylerin akla gelmesi*** sebebi ile adinin hidrolik ve aritma muhendisligi olarak degistirilmesi dusunulmus ancak hava kirligi ve kati atik gibi alanlari da kapsayan cevre muhendisligine guzel daha dogrusu yeterli bir alternatif olmadigindan vazgecilmistir.

bu alandaki en önemli hocaların (bkz: ilhan talınlı) (bkz: derin orhon) itü'de olduğu ancak bu hocaların çoğunun kendi özel işlerinden (proje, danışmanlık vb.) arta kalan zamanlarında derslere girmeye çalıştığı ve bir mühendislik firması gibi çalışan ancak yine de nasıl oluyorsa (ilhan talınlı gibi kendini sadece derslere ve bilimsel araştırmaya adamış birkaç kişi sayesinde olsa gerek) en iyi eğitimin itü'de verildiği mühendislik dalı

ne iş yaptığını açıklaması, okumasından daha zor olan bölüm.

üniversite tercih formunu doldururken hala öğrenci olan veya yeni bitirmiş kişilerce yazılması şiddetle tavsiye edilen bölüm.
*- kardeşim bak sen beni dinle, yaz çevre mühendisliğini.
w- iş yok diyolar ama,çalışmak, iş, para, şey yani...
*- sen abini dinle yaz kardeşim, çevre mühendisliği diyorum başkada bişi demiyorum.
w- neyse sonlara doğru bi tane yazalım bari.

öss sınavı sonucu aldığım puan bu bölüme yettiği için seçtiğim, iş imkanları kısıtlı olan, mezunların kaldırım mühendisi sayıldığı, küresel ısınma, sera etkisi, ozon tabakası, ağırlaşan çevre kanunları, azalan su kaynakları ve sürekli artan iş imkanları ile "acaba en doğru seçimi mi yaptım?" diye beni düşündüren mesleğim.

ayrıca televizyonda insanların "dünya ısınıyor, sonumuz geliyor..." diye ilginç düşüncelerle izlediği haberleri bilimsel olarak anlayarak izlemenin, mesleki bilgileri günlük hayatta da sonuna kadar kullanmanın tadı ayrı oluyor.

tanıdığım çok sayıda mezununun hiçbirisi açıkta kalmamış mühendislik bölümü.belediyelerde,atık geri dönüşümü yapan özel şirketlerde,ya da hiç olmadıysa inşaat işinde iş güvenliğinden sorumlu mühendis olarak çalışıyorlar.

kesinlikle çevreci yetiştirmeyen bölümdür. herkesin aklında böyle bir izlenim bırakır. doğayı çevre mühendisleri kurtaracak gibi bir bilgi verilmiş sanki herkese. yok kardeşim öyle bişi. çevre mühendisliği bölümü öyle bir yer değil.

kimya ağırlıklı bir bölümdür. matematik ve fizik geri plandadır. öyle sayısalım kuvvetli diye gelmeyin ezberden ebeniz ağlıyor. kimya da gerçekten ağır veriliyor. kimya bölümünde okuyan biriyle rekabet edebilirsiniz. bol bol proje çizersiniz. 3-4 gün hiç uyumadan rapidoyla çizim yaptığımı bilirim. laboratuvara deney yapmak için kanalizasyon suyu getirebilirler. içinde bok tabi ki olacaktır da havuç, domates gibi sebzeler de bulunabilir. çöp konteynırını döküp içinden çıkan çocuk bezi, prezervatif, ped gibi çöpleri atık sınıflarına göre ayırmanızı isteyebilirler. bunların nasıl koktuğunu anlatmama gerek yok sanırım. ona göre seçin bu bölümü.

peki bizim işimiz nedir: devlet üreticilere "sen çevreyi en fazla bu kadar kirletebilirsin" diye sınır koyar. çevre mühendisi de o fabrikanın çevreyi kanunların koyduğu sınırları aşmadan kirletmesini sağlar. üstüne de çok pis para alır. çeşitli iş imkanları vardır ama türkiye'de kontenjan sınırlıdır. mesela iller bankasında içme suyu ve kanalizasyon projelerinde de çalışabilirsiniz ama her yıl yüzlerce mezun çıkarken bu işleri kapmak için büyük torpil lazımdır. yine geri dönüşüm tesisleri, dsi gibi çeşitli iş imkanları vardır ama fazla para kazanamazsınız ve dediğim gibi kontenjan az. bayanlar çevre il müdürlüklerinde çok temiz masa başı işi bulurlar genelde. bu işin kaymağı çed yazmaktan geçer. öyle çok çok zor bir iş değildir ve abartılı paralar kazandırır. yeterki çevre mühendisi olarak imza atabilsin.

gerçek mühendis asla çevreyi koruma amaçlı çalışmaz. çünkü mühendisi özel şirket tutuyor zaten. parasını onlar veriyor. onların menfaatlerini korumak zorundadır. minimum masrafla kirlenmeyi sınırlar altında nasıl tutarım diye düşünür. çevrenin daha az kirlenmesi pek şeyinde değildir.

Kaynak: sozluk.sourtimes.org sitesinden sectigimiz tanimlamalar...